1 Mart 2012 Perşembe

Nakşibendi Tarikatı Menzil Kolu








Nakşibendi Tarikatı

ah_menzil.jpg 

Nakşibendi Tarikatı Menzil Kolu

İlim muşahede ve keşif sahibi kimselerin tecrübeleri ile Nakşıbendi tarikatı bütün tarikatların en kolayıdır. İlahi ahadiyetin tecellisine mazhar olmak için Nakşıbendi tarikatı insanı en kısa yoldan ulaştırır. Çünkü Nakşide müridin çalışmasından çok mürşid çalışır. Mürşid çok çalışır ve kalbindeki feyizleri müridin kalbine aktarır. Nakşıbendi tarikatının önderi ve Şah’ı ; Hz.EBUBEKİR (r.a.) ‘ dır. Resulullah Aleyhisselatu vesselam; bir Hadis-i Şerif’te ; ” Yüce Allah (c.c.) benim kalbime neyi aktarıyorsa, bende O’nu Ebubekir’in kalbine aktarıyorum “ buyurmuşlardır.
Nakşibendi tarikatı Ehl-i Sünnet ve’l cemaat itikadı üzerinde bulunmak bid’at ve uydurmalardan kaçınmaktır. Kötü ve çirkin huy ve alışkanlıklardan arınmak, güzel ve yüce ahlak sahibi olmaktır. Bu tarikatta cezbe hali, her şeyden önce gelir.  Cezbeden sonra salik perdelerinin ardındaki gizli aleme ulaşmış demektir. meczupluk hali iki şekilde olur. Birincisi; Suluk’un başında gelip geçer.. bu Nakşıbendi tarikatında olmaktadır. İkincisi ; Salik bütün makamları aştıktan sonra zuhur eden bir haldir ki ; bu diğer tarikatlarda görülmemektedir. Bu sebeple ” Nakşıbendi tarikatı diğer tarikatların dolaşıp ulaştıkları son makamı daha yolun başındayken ulaşır ve müride bunu gösterir ” denilmiştir. Nakşıbendi tarikatının evliyası diğer tarikatların evliyasından daha selahiyetlidir. Fakat bundan Nakşıbendi tarikatının evliyası diğer tarikatların evliyasından daha faziletlidir manası anlaşılmasın. Anlatmak istediğimiz mana şudur ;
Nakşıbendi tarikatı diğer tarikatlardan daha kısa mesafeli ve daha kolaydır.
Nakşıbendi tarikatının salikleri diğer tarikatların saliklerinden daha faziletlidir. mesela erkek, kadından yaratılış bakımından daha güçlü ve üstündür dediğimiz zaman bir gerçerği ifade etmiş oluruz. Aynen bunun gibi , Nakşıbendi tarikatının usul ve temelleri de diğer tarikatlardan güçlü ve üstündür.
Nakşıbendi tarikatında ilk önce lb zikri gelir, oysa diğer tarikatlarda, kalb zikri ikinci derecede gelmektedir. Nakşıbendi tarikatında normal olarak, yemek, içmek, uyumak, evlenmek ve çalışmak vardır. Açlık ve uykusuzluk derecesi diğer tarikatlara nazaran ikinci planda gelmektedir. bulundukları her yerde muhabbet kalplerinin tellerini İlahi merkeze bağlarlar. Elleri işte, kalpleri İlahi tefekkürdedir.
Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır ; ” (ALLAH’ın) Öyle kulları vardır ki onları ALLAH’ı anlamaktan ne ticaret ne de alışveriş alıkoymaz “  Kısacası Nakşıbendi tarıkatı Sahabilerin (r.a.) uyguladıkları usul ve kaidelerdir. Sahabiler hangi yolu takip etmişlerse ne fazla ne eksik o yolu olduğu gibi takip etmektir. Sünnet’e bağlı kalmak, zahir ve batın işlerini ve durumlarını aynı ölçülerde düzeltmektedir.
Hayat işlerinden hiçbirini ihmal etmeden kalb huzuru bulmak ve manevi alemden feyiz almaktır. Genç ve yaşlı herkes ölü ve diri bu feyiz ve nurlar karşısında eşittir. hiç bir derece ve makamında zorluk yoktur. Bu tarikatın piri ve önderi;   Hz.EBUBEKİR (r.a.). Halifelerin ilki ve öncüsü idi. Bu tarikatta diğer tarikatların önderi ve lideridir. Nurların ve sırların kaynağıdır. Diğer tarikatlarda olduğu gibi bu tarikatta da bazıları Sünnet’e aykırı olarak oynama ve benzeri davranışlarda bulunmaktadırlar, bunların bu davranışları şüphesiz Nakşıbendi tarikatı ile ilgisi yoktur. Özet olarak; Nakşıbendi tarikatı en güzel ve en olgun, en açık, en tatlı, en kısa, en kolay ulaştırıcı ve vardırıcı bir tarikattır.  Bir şair şöyle demektedir ;
” Nakşıbendi tarikatının üstün özelliklerini hiç kimse tam olarak vasıflandıramaz “.
Minhacul-Abidiyn kitabında, Şöyle denilmektedir ” Nakşıbendi tarikatı, uzunluk ve kısalığı diğer tarikatların ve ayakla yürünen yolların mesafelerine benzemez. Bu tarikat ruh ayağı ile yürüyen bir tarikattır. Tefekkürlerine çok önem verilen ve iman lezzetlerini esas kabul eden bir tarikattır. İlahi nurlara mazhar olan bir mürid, bu tarikatta daha erken ermektedir. Kimi bir saat, kimi bir hafta kimi bir yıl kimi ise altmış yılda erer. Bazıları da yüzyıl ağlayıp, sızlanmaktadır. Fakat kalbinde hiç bir iz olmamıştır. Samimiyet ve ihlas her işin başında gelmektedir. Hadimide;
” Nakşıbendi tarikatı, keşif ve kerametler tarikatıdır. Resulullah (s.a.v.) bir Hadisinde şöyle buyurmaktadır ;
” Batın ilmi, Yüce ALLAH’ın (c.c.) sırlarından bir sırdır. Yüce ALLAH (c.c.) bunu sevdiği kulların kalbine tecelli buyurur. ”
Hiç şüphesiz bu ilim hangi kalbe girerse orada bir aydınlık ve genişlik meydana getirir. Tatarhaniye kitabında şöyle denilmektedir ; ” Keşif ve kalb ilmi, öğretmek ve öğrenmek ile elde edilmez; Yaşanarak, çalışarak elde edilir. Bu kalb ilmi değil, hal ilmidir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce ALLAH (c.c.) şöyle buyurmaktadır
” Bizim için çalışanlara, hiç şüphesiz yolumuzu gösteririz. ”
İmam-ı Taftazani Şarhul-Makasit adlı kitabında şöyle demektedir ;
” Kul bütün makamları aşıp İlahi tecellilere ulaşınca zati Ahadiyyetin sırlarına mazhar olur. Bu dereceye erişen bir kul, kendi sıfatını ve varlığını, Yüce ALLAH’ın (c.c.) varlığında unutur, kaybeder. Varlık dünyasında Yüce ALLAH’ın (c.c.) varlığından başka hiç bir şey görmez. Gördüğü, duyduğu ve bildiği sadece O’dur (c.c.). Hadis-i Kutsi’de ; ” Kul nafilelerle Bana yaklaşmaya devam eder. Takiben ; onun tutan eli, yürüyen ayağı ve konuşan dili olurum” diye işaret edilen mana budur. Bu tarikat bilgileri ile elde edilir, kalb ve ruhun sırlarına mazhar olmak için nefsin kötülüklerinden arınmak gerekir.
 
Nakşibendi Tarikatı, Menzil Grubu

Adıyaman iline 80 km, Kâhta ilçesine 50 km uzaklıktadır. Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ve 2008 yılı içinde 15 yataklı bir hastahane inşaatına başlanacaktır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca çok güzel ve bilinen bir yerdir. İnsanları sıcak ve misafirperverdir.
Yaygın kanı; Çorbası suyu ve ekmeği bütün hastalıklara şifadır. Kanser Verem Tifo ve Dizanteri gibi amansız hastalıklara da şifadır. Gidip yenildiğinde ve içildiğinde daha iyi anlaşılır.
Yaklaşık 500 Kişilik yerli halk bulunmasına rağmen günlük 1000 kişilik turizm potansiyeli vardır. Bu rakam hafta sonları 10000 i bulabilmektedir.
Köyün ekonomisi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Kahta ilçesinde seracılığın başlatıldığı ilk köydür. Aynı zamanda köyde süt ve süt ürünleri fabrikası var. Süt, peynir, yoğurt, ayran vs. üretimi yapılmaktadır. Bu haliyle ilçedeki tek ve en modern tesistir. Ayrıca nar ve nar ekşisi üretimi yapılmaktadır. Turizm elbette ki önemlidir.
Nakşibendîlik
Menzil köyü Nakşibendîlik tarikatının merkezlerindendir.
Nakşibendilik (Nakşbendiyye, Osmanlıca: ﻪﻴﺪﻨﺒﺸﻘﻧ), Abdulhalik-ıl Güjdevani tarafından sistemleştirilen, Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşibendi nin isim babası olduğu İslam dini tarikatı.
"Nakış yapan" anlamına gelen Nakşibend; Nakşibendi mürşitlerinin, kalbi dünyadan ahirete bağladığı düşünüldüğü için bu adı almıştır.
Nakşibendi tarikatında sessiz zikir uygulanır.

Abdulhalik-ıl Gücdevani nin tespit ettiği tarikat prensibleri

1- Vukuf-ı Zamanî: Müridin zamanı çok iyi değerlendirmesidir.
2- Vukuf-ı Adedî: Dersin adedi ve gerçek manası düşünülmelidir.
3- Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.
4- Hûş der-dem: Nefes alıp verirken, gaflette olmamak..
5- Nazar ber-kadem: Başkasına değil, kendine bakmalıdır..
6- Sefer der-vatan: Halktan ayrılıp Hakk a gitmesidir.
7- Halvet der-encümen: Halk içinde de olsa, halvet hali olmalıdır.
8- Yâd kerd: Şeyhin verdiği zikri, kalb ve dil ile daima tekrarlamak.
9- Bâz geşt: Zikirle Allah a dönüş, vuslât düşünülmelidir.
10- Nigah-daşt: Kalbi zararlı düşüncelerden korumak.
11- Yâd-daşt: Masivâyı bırakarak, sadece Allah ı düşünmektir

Adıyaman Menzil Grubu

Günümüz Nakşibendîliğinin en yaygın kollarından biri, Adıyaman Menzil Grubu. Menzil grubu, siyasete yakınlığı ile biliniyor. Menzil kolunun başında 1993 e dek Şeyh Seyyit Muhammet Raşit Erol bulunuyordu. Muhammet Raşit Erol, Hz. Hüseyin soyundan geldiği için kendisine El Hüseyni deniliyordu.

"Muhammet Raşit Erol Hz leri vefatından sonra yerine GAVSI sani Abdülbaki Erol hz leri geçmiştir" ( Raşit isimli ziyaretçimizin ikazı ile 16.09.08 tarihinde düzeltilmiştir )

Adıyaman ın Kâhta ilçesi Menzil köyünde örgütlenerek adını alan cemaatin üyelerinin İstanbul, Ankara, Kütahya ve Sakarya da olduğu biliniyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder